Gözümü Teşvikiye Hüsrev Gerede Caddesinde açmış biriyim. Tüm arkadaş çevrem yakın semtlerden olmuştur. Tikiliklerim, platonik aşklarım, ergenlik çağım hep Nişantaşı ve çevresinde geçmiştir. Dişçim, terzim, kitapçım herşeyim ama herşeyim topu topu 3 semtin içindedir..Nişantaşı ötesi İstanbul dışı, karşı taraf ise Türkiye dışıydı
Ergenliğim hep ” aaaaa hayatta buralardan başka bir yerde oturmam ” demekle geçti. Damat adayı burada benim istediğim yerde oturmak zorundaydı yoksa çekeceği vardı. Boşuna dememişler büyük konuşma diye
Aşık olduğum adam beni taa Paris’de buldu. 3 ay içinde yıldırım aşkı ve evlilik. Ve kendimi birden Bebek’te leb-i derya bir dairede buldum. Ailenin tek çocuğu şımarık kızıyımya. Mutlu etmedi beni orası. Önümde deniz varmış, süper havalıymış falanmış filanmış geçiniz efendim. 9 aylık Bebek maceram +8 kiloyla sonuçlandı. Nefret etmek için ideal sebep. Baktı adam benim dırdırımla başa çıkamıyor bu sefer Maçka maceramız başladı. Çok şükür köklerime yakın bir yerdeydim artık. Annem yakın, kafelerim yakın, herşeyim az bir yürümeyle ayağımın altında. Dünyanın en iyi kocası benim kocamdı işte
Bir süre sonra ev alma sorunları hortladı. Her aile büyüğü bizi ilk gördüğünde ” aaa daha çocuk yok mu ” ya da ” en kısa zamanda bir eviniz olur inşallah ” cümlelerini otomatiğe almıştı sanki. Çocukta istemiyoruz, evde..Size ne lennnnn diye kimbilir kaç kez çemkirmem gelmiştir sayısını unuttum. Ama tabi erkekler bizim gibi düşünmüyor. Kocamı yavaştan yavaştan bir telaş almaya başladı. Evini almalı ve herkesi susturmalıydı. İşte o dönemlerde yaklaşık 1 sene ev arayışına başladık. Ben yine malum 3 semtim içinde gezinip dururken eşim sınırı daha geniş tutuyordu. Ama benim istediğim semtlerde arzu ettiğimiz ölçülerdeki evler bütçemizi epey aşıyordu. Bir türlü o ayarı tutturamıyorduk. En sonunda eşimin almaya karar verdiği ve panikler içinde hayıııııır diye içimden haykırdığım bir ev dönüm noktamız oldu. Eve yıldırım hızıyla dönüş ve Hürriyet Emlaka gömülüş. Bir süre sonra baktım ki bende semtlere bakmıyorum artık. Ne olursa olun acilen bir ev alınmalıydı. Ama en azından kabul edilir bir semtte. O Nişantaşı çevresinden çıkmam diye hava caka atan bendeniz kendi elimle Kalamış’ta bir ev buldum. Evin yeri süper..Ev şahane..Ve en önemlisi bütçemize uygun..Bir ay içinde evi satın almıştık. Eveeeeet görev tamamlanmıştı. Ama taşınacağımızı kim söylemişti dimi
Kocam kendi kendine hayaller kurarak eve en kısa zamanda yerleşeceğimizi düşüyor. Önde deniz, yakında marina ohhh süper bir hayat ! Gelinde bana sorun o süperi..Anadolu yakası ve ben ?? Pahhh..olacak işmi yahu
Kadıköy ve Bostancı iskelesi dışında bir üçüncü yeri bilmem karşı yakada. Böylelikle iç dekoratöre elimden gelen tüm despotluğu yaparak taşınma işimizi olabildiğince geciktirmeye başladım. Yok o olmamış değiştir, yok bu güzel durmamış derken 2 seneye yakın zaman geçti ve ev hala tamamlanamadı. Sonunda Mart ayında ilahi adaletmi derler ne derler bilmiyorum bendeniz hamile olduğumu öğreniyorum. Baktım zamanla bebek için en ideal yerin Kalamış olduğunu düşünmeye başlamışım. Evin önü park, sahil yolu doğum sonrası kiloları vermek için ideal uzunlukta ve düzlükte. Çevre temiz ve nezih. O yıllardır toz kondurmadığım Nişantaşı’m ise birdenbire kalabalık, gürültülü ve egzoz kokulu bir yer oluvermişti
Yuvayı dişi kuş yaparya, dekoratöre melek oluverdim birden
2 senedir bitemiyen o ev 3 ay içinde bitivermişti. Ve Pazar günü büyük taşınma..
Artık Nişantaşılığım sona eriyor. Bu bir milattır arkadaşlar. Sakın gülmeyin. Benim halimden ancak benim gibi kökseverler anlar
Bebek olmasaydı o ev sittin senede bitmezdi. Ama işte hamişlik insanın tüm hormonlarını değiştirmekle kalmıyor, düşünceler ve planlarda değişiyor..Daha bir sessiz, daha bir sakin daha bir O’na ve size uygun yer arıyorsunuz. O zamanda kökmüş mökmüş hikaye oluveriyor.
O yüzden bu aralar tüm vaktim taşınma işleriyle geçiyor. Kısa bir süre haberlerime ara vermek zorundayım. Ama sakın yorumlarınızı eksik etmeyin. Onlar bu işin en sevdiğim yönü.
Güzel haberide en sona sakladım..Amniosentezim temiz çıktı. Bu zor dönemimde beni yalnız bırakmayan sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır…
Anadolu yakasında oturan arkadaşlar tavsiyelerini eksik etmesin. Mesela tavsiye edeceğiniz spor kulübü, en havalı ve cakalı ama tiki olmayan kafe/restorant, adı sanı bilinmeyen ama gidilesi alışveriş adresleri vs..Tavsiyelerinizi bekliyorum..
Son olarak..Bir tatlı huzuuuur almaya geldik Kalamııııış’taaaaaan, ah Kalamış’taaaaan
)
