İstanbul Moda Günleri- Başladı


Taşkışla’yı ve yorucu günün ardından terk ederken, o anda binanın önünden arabasıyla geçmekte olan halk camdan sarkarak sordu: Pardon defile mi var içeride?
Ben: Evet.
Arabalı halk: girebiliyor mu?
Ben: Hayır.
Arabalı halk: Tüh!


Dışarıdakiler modaya değil mankene aç (onu zaten biliyoruz), peki ya içeridekiler?
Benim insanım defile istermiş de, kimsenin haberi yokmuş. 13 milyonluk memlekette herşey olur da, bu tarz etkinlikler olmazsa, işte böyle izdiham olur. Kıyafet göstermeye can atan kadınımızın bekleyen parçaları, etkinlikler olmadığı müddetçe vintage’a kaçacak tüm organizasyoncuların haberi olsun.

İlk büyük moda organizasyonu diye çeneleri tutmak lazım dedik. Fakat dibine vurmadan şunları kısaca belirtmek lazım, aksi takdirde seneye “daha da Davos’a gelmem”.
- Kartını alıp, barkodunu okutarak içeri girenler, eğer çıkış yapmazsa akşama kadar takılabiliyor içerde. O yüzden ilk defileye davetli olanlar birikerek star tasarımcıların sırasında izdaham çıkmasına sebep oluyor. Kesinlikle 2. etap barkod sistemi uygulanmalıydı. Defile boş kalır diye çekiniyorsanız, açarsınız kapıları öğrenciler doldurur. Ne basın, ne alıcılar, ne VIP memnun bu işten.
- 600 şilik salonlar yaz günü ancak bu kadar havasız olur. Sıcaktan ve içeri girişlerdeki izdahamdan Türk halkı tek parça halinde çıkabildi ya genimize kuvvet.
- Oturma yerleri, “survival of the fittest” denemeleriyle meşgul. İnsana kavga ettirmeden çare üretmeleri lazım.
- perdeler gerisindeki defileye giriş beklemeleri (izdihamı) inanılır gibi değil. %80′ini moda “aşığı” kadınların oluşturduğu A+ kitlenin yarattığı itiş-kakış ve yanlardan kaykılmaların, futbol tribünleri versiyonunu artık hayal dahi edemiyorum.

İlgili Yazılar

Leave a Reply

    ModaDefteri.Com Arama Motoru